Anasayfa
  • SAĞLIK
  • ANNE & ÇOCUK
  • SAĞLIKLI YAŞAM
  • SENDİKA
  • SGK
  • ATAMA
  • SAĞLIK TURİZMİ
  • SAĞLIK BAKANLIĞI UZMAN GÖRÜŞÜ MEDİKAL İLAÇ SEKTÖRÜ GÜZELLİK VE ESTETİK
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SAĞLIKLI YAŞAM
  3. Uzmanından çay ve kahve sevenlere önemli uyarılar
SAĞLIKLI YAŞAM
Yayınlanma: 19 Ağustos 2024 - 12:18

Uzmanından çay ve kahve sevenlere önemli uyarılar

Dünyada ve ülkemizde en çok tüketilen içeceklerin başında çay ve kahve geliyor. Gün içinde aşırı tüketilen çay ve kahvenin reflünün semptomlarını arttırdığını söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, özellikle reflü şikayetlerinin aktif olduğu dönemlerde bu içecekleri tüketirken daha kontrollü olunması gerektiğine değindi.

SAĞLIKLI YAŞAM
19 Ağustos 2024 - 12:18
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Uzmanından çay ve kahve sevenlere önemli uyarılar
Reklam
Dünyada ve ülkemizde en çok tüketilen içeceklerin başında çay ve kahve geliyor. Gün içinde aşırı tüketilen çay ve kahvenin reflünün semptomlarını arttırdığını söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, özellikle reflü şikayetlerinin aktif olduğu dönemlerde bu içecekleri tüketirken daha kontrollü olunması gerektiğine değindi.

Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, çay ve kahve seven reflü hastaları için önemli uyarılarda bulundu.

Çay ve kahve reflüyü tetikliyor

Gastroözofagial reflü hastalığının (GERD), mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan klinik bir durum olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, "Bu patolojik durum, özofajit, göğüs ağrısı, yanma hissi ve yutma güçlüğü gibi semptomlarla kendini gösterir. Çay ve kahve, tüm dünyada yaygın olarak tüketilen içeceklerdir ve GERD üzerindeki etkileri konusunda çeşitli araştırmalar ve teoriler bulunmaktadır. Reflü hastalarının çok fazla çay ve kahve tüketmesi, hastalığın semptomlarının daha şiddetli hissedilmesine sebep olur. Özellikle tedavi süresince çay ve kahve tüketiminin azaltılması, şikayetlerin de azalmasını sağlar" dedi.

Reflü hastalığında birden fazla şikayetin bir arada görülebildiğini, genellikle yanlış beslenmenin reflüyü tetiklediğini ifade eden Doç. Dr. Bilal Toka, şöyle devam etti:

"Reflü, genellikle yemeklerden sonra şikayetlerin başladığı bir hastalıktır. Besinlerin asit seviyeleri reflüyü doğrudan etkileyebilir. Reflüde mide ekşimesi, göğüs ağrısı, boğazda yanma hissi, öksürük gibi semptomlara yol açabilir ve kronik sinüzit, astım gibi başka birçok hastalığın oluşmasında da rol alabilir. Reflü hastalarının kahve, çay, soğan, turşu, acı pul biber, sarımsak, çiğ salata gibi yiyecek ve içecekleri dikkatli tüketmesi gerekir."

"Aç karnına çay ve kahve tüketilmemeli"

Gün içinde aşırı tüketilen çay ve kahvenin reflünün semptomlarını arttırdığını söyleyen Doç. Dr. Bilal Toka, özellikle reflü şikayetlerinin aktif olduğu dönemlerde bu içecekleri tüketirken daha kontrollü olunması gerektiğine değindi. Çayın ve kahvenin türünün, hazırlama şeklinin de önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Toka, "Kafeinsiz ya da kafein miktarı düşük, daha açık çaylar ve koyu olmayan kahve türleri tercih edilmelidir. Demleme süresi uzun olan çaylar daha yüksek kafein ve tanen içerebilir. Asit içeriği fazla olan çay ve kahve türlerinden kaçınılması gerekir. Bu nedenle, çay tüketiminizi kısıtlamak ve daha hafif türleri tercih etmek, reflü semptomlarını bir miktar azaltabilir. Kahvenin asit yapısı da reflü semptomlarını kötüleştirebilir. Koyu kavrulmuş kahvelerde kinik asit oranının yüksek olduğu bilinmektedir. Koyu kavrulmuş kahve tüketmek, mide yüzey mukozasını tahriş edebilir. Kahveye eklenerek tüketilen diğer ürünler (süt, şeker, krema gibi) de reflü semptomlarını etkileyebilir. Örneğin, süt eklenerek kahve yumuşatılarak reflü semptomları hafifletilirken, kahveye şeker ve kremalar eklenerek de semptomlar daha da kötüleştirebilir. Türk kahvesi de oldukça koyu ve telve içeren bir kahve olup reflü şikayetlerini belirgin derecede artırabilir. Ayrıca çay ve kahvenin yemekle birlikte tüketilmesi, aç olarak tüketilmesine göre daha az mide şikayetleri oluşturacağı için öğünlerle birlikte alınması mide üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilir" ifadelerini kullandı.

Geleneksel tedavi yöntemleri arasında yaşam tarzı değişiklikleri, çeşitli ilaçların kullanımı ve cerrahi müdahaleler yer alırken, yeni geliştirilen endoskopik antireflü tedavilerinin reflü tedavisinde bir devrim ortaya çıkardığını kaydeden Doç. Dr. Bilal Toka, "Bu yöntemlerle, minimal invaziv bir yaklaşımla, açık ameliyat gerekmeden reflüye zemin hazırlayan yapısal bozukluklara endoskopik olarak düzeltici müdahaleler yapılabilmektedir. Hastaların iyileşme süresi açık cerrahi tedavilere göre daha kısa olmaktadır. Ayrıca hastaneye yatış ihtiyacı ve genel anestezi ihtiyacı olmadığı için de tedavi süresi kısalmaktadır. Endoskopik sütür yerleştirme, argon veya radyofrekans ablasyonu, antüreflü mukozektomi ve fundoplikasyon gibi teknikler, yemek borusunun alt kısmındaki kasları güçlendirerek mide asidinin yemek borusuna kaçışını engeller. Doğru endikasyonlarla kişiye uygun tedavi uygulaması alan hastalar, şikayetlerinin azaldığını ve yaşam kalitelerinin yükseldiğini kısa sürede fark edebilirler" dedi.

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kış aylarında bağışıklığı güçlendiren beslenme önerileri
Kış aylarında bağışıklığı güçlendiren beslenme önerileri
Kış aylarında artan kalori miktarıyla baş etmenin 6 püf noktası
Kış aylarında artan kalori miktarıyla baş etmenin 6 püf noktası
Sorunlu teknoloji kullanımında bu belirtilere dikkat
Sorunlu teknoloji kullanımında bu belirtilere dikkat
Aktarlardan önemli uyarı:
Aktarlardan önemli uyarı: "Hasta olmadan gelin"
Son Haberler
Kışın bu gıdaları yiyin rahat uyuyun
Kışın bu gıdaları yiyin rahat uyuyun
İzmir'de sağlık turizmi için birlik olma çağrısı
İzmir'de sağlık turizmi için birlik olma çağrısı
Gıda zehirlenmelerine dikkat
Gıda zehirlenmelerine dikkat
Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor
Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor
İzmir İl Sağlık Müdürlüğünden 'hard disk hırsızlığı' açıklaması
İzmir İl Sağlık Müdürlüğünden 'hard disk hırsızlığı' açıklaması
Ağız İçindeki Şüpheli Yaralar İhmal Edilmemeli
Ağız İçindeki Şüpheli Yaralar İhmal Edilmemeli
'Gelecek 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV'den ölebilir'
'Gelecek 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV'den ölebilir'
Prof. Dr. Demir,
Prof. Dr. Demir, "Demansın birçok türü, kesin olarak tedavi edilemiyor"
Kanserdeki yeni tedaviler hastaların yaşam kalitesini yükseltiyor
Kanserdeki yeni tedaviler hastaların yaşam kalitesini yükseltiyor
Dr. Müdür Kara'dan yeni aile hekimliği açıklaması
Dr. Müdür Kara'dan yeni aile hekimliği açıklaması
'Çocuklarda tablet kullanımına sınır konulmalı'
'Çocuklarda tablet kullanımına sınır konulmalı'

Ana Sayfa
SAĞLIK
ANNE & ÇOCUK
SAĞLIKLI YAŞAM
SENDİKA
SGK
ATAMA
SAĞLIK TURİZMİ
SAĞLIK BAKANLIĞI
UZMAN GÖRÜŞÜ
MEDİKAL
İLAÇ SEKTÖRÜ
GÜZELLİK VE ESTETİK
Foto Galeri
Video Galeri
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
  • İLAÇ SEKTÖRÜ
  • SAĞLIK
  • SAĞLIK BAKANLIĞI
  • SAĞLIKLI YAŞAM
  • SENDİKA
  • SGK
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.